12. Uzun Zaman Sonra

Bir ayı geçti. İçime sinmiyor bir türlü burası. Yoğun bakıma girerken bile öksürük tutuyor. Nedeni ne biliyor musunuz? Toza alerjim…

Söylüyorum burası yeterince temiz değil diye ama sadece kötü bakışların hedefi oluyorum. Cihazların üzerindeki tozları gizli gizli ıslak mendillerle silmişliğim var. Orada yatan bebeklerin hepsinin bağışıklıkları çok zayıf ve entübe edilmişler. Yani ciğer görevini makine sayesinde yerine getiriyor. Bu kaygısızlığa kızmak yetmiyor ama muhatabınız bile yok!

Bir kere yoğun bakım sorumlusu profesöre ulaşmak meziyet istiyor.Özel hastanelerde harcıyorlar çünkü mesailerini!!!  Asistanlarla idare edeceksin ama onlara sorduğun soruların cevabı ”hocamız bir gelsin bilgi veririz.” oluyor. Bazıları hasta yakını bilgilendirmesi yapıyor. Zannedersem biraz daha kıdemli olanlar ama kaç yıldır zorluklarla ezberledikleri teorik bilgileri bana çorba gibi karıştırıp niye sunuyorlar anlamıyorum? Ben sadece hasta yakınıyım seni sözlüye kaldıran sıfırcı bir hoca değilim ki! Teorik terimler bittikten sonra ki kısım yoruma dayalı oluyor ki en sevmediğim kısım asıl orası. ”aslında ölüyordu, biz olmasak hiç şansı yoktu” gibilerinden moral bozucu tövbe haşa kendini Allah’la karıştırmış yorumlar. Başta ciğerime batıyordu asistanlarla konuşmalarım ama sonra alıştım. Onlar da yüksek dozda öğretim görüp, eğitimi ihmal edilen bir sistemin parçası nasıl olsa. Durum hayat memat meselesi olmasa mizah olur o tavırlar. Tabi doktor hakları varsa hasta hakları diye de bir şey var. Canı burnunda insanlara biraz hassas davranmak gerekir. Bence bir hasta yakının ya da hastanın haklı olarak isteyebileceği tavır bu. Saygıyla ve ciddiyetle durumun olması gerektiği gibi sade ve insani bir üslupla aktarılması. Hepsi bu. Neyse ki Kendilerine bunu hatırlatınca az bi faydasını gördüm. Bu arada aşağıda hasta hakları linkini kopyaladım. Sağlık Bakanlığı’nın sitesinden de bakabilirsiniz. Okumanızda yarar var. Haklarınızı bilin.

http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=7.5.4847&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=hasta%20haklar%C4%B1

Tıp fakültesinde şifa bulan çok kişi var biliyorum. Sonuçta kıymetli doktorlar da oralarda yetişiyor ama genel olarak çok hareketli, bakımsız ve doktorlar çok yoğun. Gerekli hassasiyet sağlanamıyor maalesef hastalar üzerinde.

Derin’i oradan çıkarmayı o kadar istiyorum ki. Zaman zaman doktorlara da soruyorum ama izin vermiyorlar. Onlara göre çıkarsa hiç şansı yok, bana göre burada kalırsa…

Uzun zamandır  hastanedeyiz. Bir ileri bir geri gidiyoruz. Her gün açılan damar yolları, sürekli alınan kanlar… Benim içim kaldırmıyor. Artık iyi bir gelişme olsun lütfen.

Asistanlardan biri var. zarif ve çekingen bir kız. Sabahtan akşama kadar elinde dosyasıyla oradan oraya koşturuyor. Sonra yeni geldiğini öğreniyorum. Belki çömezliğinden belki de iyi niyetinden en güler yüzlüleri de o!  Her gün yapılan tahlillerin sonuçlarını doktora o götürüyor. Ara ara ona da soruyorum sonuçlarda bir gelişme var mı diye, moralimi çok bozmadan durumu aktarmaya çalışıyor sağolsun. O gün yüzü gülerek yanıma geldi ” Derin daha iyi doktor anlatır birazdan, şimdi gitmem gerekiyor” dedi ve yüzümde uzun zaman sonra ilk kez oluşan o tebessümü bıraktı, gitti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir