21. Alışma Süreci (3-6 ay)

Derin evine 3. ayda kavuşabildi. Zor günler geçirdiği için gözünün içine bakıyoruz. Yoğun bakımda uzun süre kaldığından, kaygıları, korkuları çok fazla. Onu giydirmek, altını almak, yıkamak çok zor. Bütün vücudu korkudan kasılıyor ve çok ağlıyor. Derin’in önemli bir kalp rahatsızlığı da var bu yüzden uzun süre ağlamasından korkuyoruz. Ağlamayı bırakın, beslenirken sarf ettiği efor bile onu yoruyor.  Vücudunu kastığı için epilepsi olduğu düşünüldü. Bir süre ilaçta kullandık ama neyse ki tetkikler temiz çıktı. Her gün vücuduna batırılan iğneler (açılan damar yolları, alınan kanlar) onun psikolojisini bozmuştu. Güvenmek için zamana ihtiyacı var…

Derin’i üzmek istemiyorum bu yüzden gitmemiz gereken doktorlar listemizi bir süreliğine rafa kaldırıyorum.Güven sürecini hızlandırmak ve kasılan kol ve bacaklarını açmak için masaj teknikleri öğrendik onları yapıyoruz. Bunlardan en rahatlatıcısı efloraj dokunuşları. Bebeği olanlara aşağıda fotoğrafını paylaştığım kitabı tavsiye ederim Orada basit ve fotoğraflı anlatımları var. Her bebeğin hoşuna gider masaj…  Bu arada tenine farklı dokulu kumaşlar, nesneler değdirerek her şeyin canını acıtmayacağına ikna çabalarımız 1 ay sonunda işe yaramaya başladı. Derin bugün hala masaja bayılıyor:)

Beslenmesi ciddi sıkıntı bizim için. Piyasadaki bütün biberonları aldık desem, abartmış olmam. Farklı biberon ağızlıkları da denedik ama yok! Derin 30 cc mamayı ( bizim için dolu bir yudum) 1 saatte zar zor bitiriyor. haliyle doymuyor. 4 aylık olduğu zaman kaşıkla denemeye karar verdik ve kısmen başarılı olduk. Kaşıkla biraz da kıvam yapılmış mamayı çok daha iyi yiyor. Anne sütü alıyor mu diye sorarsanız, hayır! Tıp fakültesinde geçirdiğimiz o kötü gün sütüm kesildi maalesef.

 

Uykusu hiç bebek uykusu gibi değil Derin’in. saatlerce falan yatmıyor. Üstelik sadece kucağımda uyumaktan zevk alıyor. Bunu hak etti diye hiç itiraz etmiyorum ama kucağımda gezinirken uyumak istemesi sınırları zorladı ve bir gün o uykusuzlukla önümdeki duvara bodoslama dalınca; her klasik Türk çocuğu gibi uyku yeri ayaklarım olmaya başladı. Ne yalan söyleyeyim, artık benim de uyumaya ihtiyacım var ve Derin ayağımdayken uyuyabiliyorum. (Hiç bir zaman hızlı sallamadık Derin’i çok yavaş, başını mümkün olduğunca sarsmadan)

Sorunlarımız yavaş yavaş çözülmeye başlıyordu. Derin’i dışarı çıkartmak da tam bir eziyetti. Kapıyı açar açmaz ağlama krizleri başlıyor. Dışarıda kendini güvende hissetmiyor. Haksız da sayılmaz ama bunu da çözmemiz lazım. Önce apartmanda dolaşmaya alıştık, sonra asansörle in-çık yaptık. Bir sonraki aşama apartmanın dışında 5 dakika kalabilmek ve her geçen gün biraz daha arttırarak evin 100 metre ilerisindeki markete kadar gidip gelmeyi başardık.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir