22.Doktorlar ve Diplomalılar.

Hastanenin içine girdik. Tıp fakültesine giripte iyi bir ortam görmeyi tabi ki beklemiyorum. Günün ilk randevusu bizim olduğu için rahatım. Ne kadar sürebilir ki! Öğlen olmadan evde oluruz herhalde. Acaba Derin için ne söyleyecek doktor? Daha önce kromozomlarına bakılmış ve herhangi bir sonuç alınamamıştı. (Kromozom fazlalığı olduğu zaman down sendromu oluyor) Fakat bilinen binlerce genetik mutasyon çeşidi var. Sonuca gitmek zor, tabiri caizse deneyimli doktor işi ve çok masraflı. Umarım doktor sonuca kolay gidebilir.

Doktorun odasının önüne geldiğimizde asistanla karşılaştık ve randevumuz olduğu bilgisini verdik. Doktor henüz gelmediği için hastaların beklediği bölümde bir süre beklememiz gerektiğini söyledi.

Bekleme salonundaki koltukların hemen yanında, neredeyse benim boyumda mavi bir çöp kovası vardı. üstelik içi de doluydu. En son ne zaman boşaltıldı tahmin etmek zor. Artık kendisi çöp olmuş o çöp kovasının, bağışıklığı zayıf çocukların bekletildiği yerde ne işi vardı hala anlamış değilim. 1 saat kadar bekledikten sonra asistanın yanına yeniden gittim; sordum;

-Doktor ne zaman gelir?
-Dekanın yanında şuan, gelir birazdan her halde.

Cümlenin sonundaki “her halde” çok ümitsizceydi bu yüzden ben Derin’i ve annemi aldım arabaya gittim Anıl ve babam doktor gelince bizi çağıracaklardı. Orada yeniden hasta olmasını istemiyorum. Bir kaç saat daha arabada bekledikten sonra “doktor artık gelir” ümidiyle bekleme salonuna geri döndük. Bu arada diğer bekleyen hasta aileleri ile konuştuk. Zaten hep böyle geliyormuş Doktor. Muayene günü haftada bir günken ve bekleyenler özel durumları olan aileler ve çocuklarken bu rahatlığın sebebi ne merak ediyorum doğrusu!

Orada bekleyen çocuklara bakıyorum. Biri kasları ile bir sendrom yaşıyormuş. yürüyemiyor ve vücut şekli çok farklı ama zehir gibi; matematik ödevini yapıyor annesi ile. İkizler vardı 10 yaşlarında algıları kapalıydı. oradan oraya anlamsızca koşuyorlardı. Annesi babası belli ki peşlerinde koşmaktan bir deri bir kemik kalmışlar. üzülüyorum ve daha bir sürü uğradıkları mutasyonun adını hatırlayamadığım çocuk… Acaba Derin’i, bizi bekleyen şey ne?

5 saatlik beklemenin ardından doktor nihayet geliyor. giriyoruz yanına. Derin’in kilosuna boyuna bakıyor “çok geride” diyor. 2 ay erken doğdu demek istiyorum, resmen ağzıma sokuyor lafı; “ben soru sormadan konuşma” Şok içinde “peki” diyorum. yaklaşık 10 dakika sonra asistanı bir yolunu bulup Derin’in erken doğduğunu söylüyor. Neyse tahliller, röntgenler çekiliyor ve doktor emin olamıyor. “yarın çıkacak tahlillerle gelirsiniz” diyor.

Ertesi günü ben yalnız gidiyorum Derin’i o ortama sokmaya pek niyetli değilim. Tahlillerde de pek bir şey göremeyince doktor; “haftaya getir yatıralım burada araştıralım” diyor. Bu ortamda enfeksiyon kapmayacağına garanti verirseniz yatıralım diyorum o da veremem diyor. Tahlillerimi alıp, çıkıyorum odadan.

İnsanlara saygısı olmayan kişinin profösörlüğü gerçekten umrumda değil; doktorluk başka, diplomalı olmak başka…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir