27.İlla bi üzeceksin dimi hayat!

 

Öğreniyorum galiba yıkılmamayı. Yüzünüze tokat gibi vuran teşhisleri dinleyip içime ağlamayı… Üzücü gerçekler karşısında sızlanmak yerine nefes bile almadan, sorunun kaynağını ve çözümün ne olduğunu öğrenmeyi ve hemen işe koyulmayı…

El kadar bebek ne öğretebilir insana işte sıka sıka hayatı öğretiyor. Yaşam tarzını ve bakış açını değiştiriyor. Geçmişte acıdan kıvranırım dediğin olaylarda dimdik ayakta kalmayı, dahası o halinle, O hissedip endişeye kapılmasın diye mutluluk oyunu oynamayı… Öğreniyorsun işte duygularını dışa vurmamayı beynin patlayacak gibi olsa da.

Bugün işitme testi yaptırdık Derin’e. Ne yaşadıysak mümkünse en özet haliyle anlattım bir doktora sonra odyoloğa sonrada anestezi uzmanına. Baştan baştan yaşıyorsun her vukuatta her şeyi. Sonra bana “unut artık eskisi geçmişte kaldı” diyorlar. Anlamıyorlar ki ben her gün o yaşananları dikkate almak zorunda olarak bir bebek büyütüyorum. Neyse hikayeyi anlatınca teşhisler değişiyor diye önemli detayları anlatmam gerekiyor doktorlara, anlatıyorum bende.

Klinik abr testi için sedasyon denilen uyutma işlemi yapılıyor. Tam uyku hali lazım. Beyne çeşitli seviyelerde ses veriyorlar, beyin cevap verene kadar seviyeyi yükseltiyorlar. 15 dakikalık işlem ama söylenilene göre kesin sonuçmuş.

Derin’in duyduğuna eminim ama seviyesinde bir sıkıntı olduğunun da farkındayım. Hani en kötü fısıltıları duyamıyor diyeceğini sandım doktorun. Öyle olmadı…

Test sırasında ben hasta bekleme salonunda bekledim. Odyolog test bitince yanıma geldi daha gelirken belliydi ağzından pek de iyi bir şeyler çıkmayacağı; soran gözlerle baktım sadece. Yanıma oturdu “işitme kaybı var” dedi Benim soru sormamı bekleyen kısalıkta bir açıklamaydı bu. Sordum;
-Ne boyutta?
-ileri boyutta
-Yani?
-Sol kulağı 80 desibel sesi duyabiliyor (bağırarak konuştuğunuz zaman çıkan ses seviyesi) sağ kulağı neredeyse duymuyor.
O an yutkundum devam ettim;
-Ne yapabiliriz ameliyat, tüp takma …?
-Kalıcı bir durum. Şuan tek çözüm kulaklık kullanması.
-Onunla rahat duyabilecek mi?
-Evet.
-Hayırlısı, Ne yapalım!

Ne demeyelim ne düşünmeliyim bilemiyorum. O sırada karşıdan Derin’i getiriyor anestezi uzmanı. Çok ağlıyor, karnı aç ve korkmuş. Hızlı adımlarla gidiyorum yanına,ağlamayı erteliyorum yine bi milyon yıl sonrasına. Kucağıma alıp DERİN bir nefes dolusu içime çekiyorum kokusunu “buradayım tatlım, her şey yoluna girecek…”

Tatmin olamıyoruz. O kadar kötü olamaz! Seslere tepki veriyor ama yine de gidip hemen işitme cihazı alıyoruz. Derin takmak istemiyor, alışır diyorlar ama alışmıyor. Zaten kulak yolu o kadar dar ki, kulağa sokulan o ince parçayı tam olarak ayarlayamıyorlar, bu yüzden çok cızırtı yapıyor. O da rahatsız ediyor Derin’i.

Başka başka doktorlara götürüyoruz ama sonuç farklı farklı çıkıyor. Özünde neredeyse hiç duymuyor diyorlar. Aslında odyologların da kafası karışıyor çünkü seslere tepki veriyor Derin. Çıkan sonuçlara göre o seslere tepki vermesi imkansız. En sonunda kulak yolu dar olduğu için cihazların sağlıklı sonuç vermediğine karar veriyorlar. Büyüdükçe açılacak o yol ve ancak o zaman kesin sonuç alabileceğiz. Ama şuna emin olduk ki normal konuşma seslerini duyabiliyor Derin. İşitme cihazını şimdilik kutusuna koyup, kaldırıyoruz. Bu arada yeni bir rehabilitasyon merkezi ayarladım. Yarın başlıyoruz eğitimlere.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir