29. Kime çektin ki sen Deriiin!

 

Küçükken okul merakım vardı. 3 yaşından sonra normal bir çocuk gibi parka değil, okula gitmek istiyordum. Annem ikna edemezse ablamın gittiği okulda soluğu alıyor; öğretmen ve müdürlerin “seni daha alamayız çok küçüksün” demelerinden sonra tıpış tıpış eve geri dönüyorduk. Ana okulu yaşım geldiğinde gittik bir heves; sadece 1 hafta sürdü. Okuldan ayrılma sebebim şu; “ben çocuk muyum orada oyun oynatıyorlar, ben tahta istiyorum, yazı yazcam. gitmicem işte yeaa banane!”   5 yaşına kadar böyle sürdü bu okul merakım. Okul tanıyordu artık beni. Derseniz ki “adam olacak çocuk işte daha küçücükken belli olur, okula gitmek istiyor” ; Yanılıyorsunuz!:)

5 yaşımı azcık geçince okula başladım. Okulun o kadar da keyifli bir yer olmadığını anlamam yine 1 hafta sürdü. İlkokul öğretmenimin hiç suçu yok. Hala görüşürüz, çok severim. Hatta en güzel alışkanlığımı onun sayesinde edindim; kitap okumak. Ama okulda ders, ödev, yazılı, sözlü gibi çok itici kavramlar vardı. Sevmedim o işi. Üniversite zamanım geldiğinde orta ayar bir okul gayet yetti bana. 1 sene çalışıp, daha iyisini kazanayım gibi bir isteğim yoktu. Olsun, bitsindi amacım.

Orada ev arkadaşım Sevle sayesinde diplomamı zamanında aldım dersem yeridir. (o kız nasıl ODTÜ, Boğaziçi okumadı hala düşünürüm. Zeka, çalışkanlık bir de iyi mi iyi) Bir de tatlı meleğim Esin vardı. al beni, vur Esin’e. Sınav günleri film izler, uyur, duvar boyar evdeki minderleri ne renk yapsak ki diye kafa patlatırdık. Sevle ders çalışırdı. Biz ona sorardık; “sence nerelerden çıkar sorular?” oraları anlatırdı bize. Yarım saat falan sürerdi. Nokta atışı gibi valla onlar çıkardı sınavda, iyi kötü bir puanla geçerdik biz de sınavları.

Hiç unutmam babama diplomamı götürdüğümde önce diplomamı koklamıştı:) yapıştırıcı kokuyor bu bitirdin mi sen gerçekten okulu, diye beni sahtecilikle suçlamıştı.

Yani ben sevmiyorum okul olayını. Birde Anıl’a bakalım. Okullarını başarı ve derecelerle bitirmiş, memleketin güzide üniversitelerinden birinde lisans eğitimi yaptığı yetmiyor gibi bir de yükseğini yapmış, yüksek mühendis olmuş, İş ortamını da biliyorum. Çalışkan ve disiplinlidir.

Çek babana değil mi? Bana çekmiş Derin. Sevmiyor okul mokul. 3 ay gidebildik merkeze. Derin’in üzülmesini istemiyorum o yüzden bıraktık okulu, iş bana düştü. Yeni görevim; eğitmenlik. Vatana millete hayırlı olsun. Bizim evde dersler sadece oyun üzerine kurulu olur baştan söyleyeyim.

Bir sürü eğitim kitabı aldım. Bir kısmının fotoğrafını ekledim yazıya. İnternette okuduklarım, eğitmenlerden aldığım bilgilerle; yeni görevime hazırım. Olaya ders çalışma gözü ile bakmadım tabi ki:) Allah’tan araştırmacı bir ruhum ve okuma alışkanlığım var.

Hadi rast gele!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir