30.Yüzsüz, illet şey!

Ben hayatımda görmedim böylesi yüzsüz bir şey. Gitmesi için her şeyi yapıyoruz, yok gitmiyor! Aslında pek çok kişinin sıkıntısı olan bir şeymiş ben daha bu yaşımda Derin vasıtasıyla tanışıyorum kendisiyle; hiç de memnun olmuyorum.

Derin’in kalp ameliyatı sonrası özellikle kasıklarındaki bandajlar  alerji yaptı ve tüm vücudunu sardı. Egzama gıcığı ile o zaman tanıştık. Kaç dermatolog gezdik bilmiyorum ama hepsinin söylediği şeyler aynı olunca sorunun doktorlar olmadığını kabullendik. Egzama yüzsüz bir cilt problemi. Piyasada ki sayısız ilaçtan hangisi fayda edecek meçhul! Herkese farklı ilaçlar iyi gelebiliyormuş. Tedavi edecek ilacı bulana kadar denememiz gerekiyor ama bir detay var; bu ilaçlar kortizonlu ve fazla kullanımı zarar ilaçlar…

Bu yüzden aynı anda internette gördüğüm çeşitli bitkisel karışımlar deniyorum. Mutfak laboratuvar oldu. Evde tuhaf kokular hakim. Değişik bitkileri bir araya getirip kaynatıyorum. Öyle keskin kokuları var ki.  Bir yandan da piyasada satılan bitkisel kremleri deniyoruz. Yok arkadaş! En iyisi bile sadece biraz yatıştırıyor, bir kaç gün sonra fayda etmeyi de bırakıyor. Egzama vücutta şişlik, kızarıklık olarak görülüyor,bunlar önemli değil ama rahatsız edici bir kaşıntısı da oluyormuş. Neredeyse bütün vücudunu sardı Derin’in. Yaşadığı zorluğu hayal bile edemiyorum. Maaile seferber olduk. Herkes duyduğunu, bildiğini söylüyor, yapıyor, alıyor…

8 ay sonunda yengemin Efe için yaptığı şeyi denemeye karar veriyoruz. Umudumuz yok ama denemek de fayda var. Efe’nin egzaması yok (Efe; tatlı kuzenimin bal oğlu oluyor:) ) Yengem banyo sonrasında vücudu nemlensin, rahat masaj yapılsın diye (en doğalı olacak ama) zeytinyağ kullanıyor. Bizde gittik aldık doğal zeytinyağ, başladık. Her gün banyodan sonra zeytinyağ ile masaj yaptık. Vücut emiyor zaten masaj bitene kadar. O sırada doktorlardan birinin önerdiği Nilera bebek sabunu aldık. Aynı zamanda kortizonlu bir kreme de (miktarını çok daha azaltarak) devam ettik. (İlacın ismini vermiyorum çünkü güçlü bir ilaç, doktora danışılmadan kullanılması sakıncalı olabilir) Sonuç almaya başladık. 1 hafta sonra ilacı bırakmamıza rağmen egzamalar kaybolmaya devam ediyordu. O kadar uğraş verdik çözüm yanı başımızdaymış; ZEYTİNYAĞ.

Derin’in zaman zaman egzamaları yeniden hortluyor, özellikle çenesinde ama kontrol altına almayı öğrendik artık.

Zeytinyağ demişken bir bilgi daha paylaşayım, bebeği olanlar konak problemi ile illa ki karşı karşıya gelir. Bu da annemin tarifi mutlaka deneyin kesin çözüm! Zeytinyağ ile biraz karbonatı karıştırıp ufaklığın saç diplerine masaj yaparak uygulayın. 5-10 dakika  bekleyip tarakla tarayın. Sonra cıp cıp cıp, banyoya… 🙂

Pek çok dermatoloğa gittik. Hepsinin bazı ortak söylemleri vardı. Onları da paylaşayım. Üzerine basa basa söyledikleri şeyler;
-Kesinlikle çamaşırlarınıza yumuşatıcı koymayın. Kimyasallar önce kıyafete sonra cildimize yapışıyor. (Biz bıraktık. buharlı ütü ile ütüler de sorun olmuyor.)
-Hipoalerjenik ürünler, alerjileri daha çok tetikleyebiliyor.
-Çamaşır ve bulaşık makinelerinde ilave durulama yapın.
-Egzamanız varsa mümkün olduğunca bol şeyler giymeye çalışın
-Kıyafet alırken mutlaka etiketine bakın. Polyesterse (naylona para veriyoruz, vermeyin) almayın
-Pamuk hatta imkanınız varsa ipek giymeye çalışın. (%100 pamuk ya da organik pamuk kıyafetlerde uygun fiyatlara var inanın. Biraz aramak gerekiyor ama var. tasarımı güzel diye naylon satan insanlara onlarca lira vermeyin.)
*Yapılan araştırmalara göre; Avrupa’da insanlar alışveriş yaparken önce etiketine bakıp, sağlığa zararlı değilse alıyormuş, biz de ise maalesef öncelik; “ütüsü kolay oluyor mu?”
Uzmanlar önümüzdeki yıllarda cilt kanseri ciddi sorun olacak diyor. Baba Vanga kahinlerinde de var bu gerçek. Dikkat etmek lazım.
Doktor önerilerine devam edelim;
-Kullanılan şampuanlar, vücut kremleri hepsi bize zarar veren kimyasallar. Mümkün olduğunca en doğal yolu tercih edelim.
-Yapay yiyeceklerden de uzak durmak lazım. (Bu devirde zor ama en doğal yollarla beslenmeye gayret etmek lazım)
-Yeteri kadar su için, İhmal etmeyin
-Çok sıcak suyla yıkanmayın (ılık ya da ılığa yakın olacak)
-Parfümü cildinize direk sıkmayın.
-Ev akarları ancak 60 derece üstü sıcaklıkta yok edilebiliyor. Evde gereksiz tekstil ürünü bulundurmayın. (Aslında alerjiye sebep olan akarların en ufak bir harekette havaya karışan dışkıları. onları soluduğumuzda ya da cildimize yapıştığında alerjiye neden oluyor)

Aklımda kalanlar bunlar. Gördüğünüz gibi özellikle temizlenmek adına cildimize ne kadar zarar veriyoruz. Dikkat etmek de fayda var. Zira cilt hastalıkları oldukça inatçı oluyor. Üstelik günümüzde yeni nesil çocukların neredeyse tamamında ciddi alerjik reaksiyonlar görülüyor.

Kapitalizm acımasız diye boşuna söylemiyorum. Bizi düşünmez paramızı almaya bakar. Bir çok zehirli kimyasalı süsler püsler bize giydirir, sürdürür, yutturur…  Daha bilinçli olmak zorundayız; Sadelik ve doğala dönüş hemen başlasın NOKTA 🙂

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir