31. Çirkin olan ne/kim?

Derin’in evde fizik tedavi çalışmaları; eğlenceli, ağır ama emin adımlarla ilerliyor. Artık ufaktan kendine has bir emeklemesi de var (poposunun üzerinde seke seke gidiyor ama hareket edebilmesi onun için büyük ilerleme)

Yalnız bir sorun var! Hem annesi, hem oyun arkadaşı hem de öğretmeni aynı olunca Derin iyice bana bağımlı hale geldi. Bensiz uyumuyor, mamasını benden yiyor, benimle oynuyor. Hatta benim başka biriyle konuşmama bile izin vermez hale geldi. Bu durum beni zorluyor. En önemlisi onun gelişimi için de hiç iyi değil. Kendine güvensiz ve asosyal bir çocuk olacak. Gece uyurken bile yanağımı emerek uyuyor haliyle ben uyuyamıyorum. Benden tavsiye evde herkes misyonunu bilsin. Çocuğunuzun her şeyi olmayın.

Uykusuzluktan güçsüz düşmeye başladım. Üstelik sık sık karnım ağrıyor. Bu şartlar altında hiç bir şeye kendimi veremiyorum.

Düşündük taşındık Derin’i en azından yarım gün kreşe götürmeye karar verdik. Bu sayede hem Derin sosyalleşecek, Dünya’da (benden başka) keşfedilecek pek çok şeyin olduğunu algılayacak, bende biraz dinlenip, sağlık kontrollerimi yaptırabileceğim.

Hemen kreş araştırmaya başladım. 2 yaş altında, yürüyemeyen üstelik sendromlu bir çocuğunuz varsa pek şansınız olmuyor. Herkesle birebir konuştuğunuzda iyilik abidesi görünenler iş eyleme geldiğinde yok oluyor. Yine de bir umut dolaştım epey bir kreş. Sonra evimize oldukça yakın bir kreşin açılmak üzere olduğunu gördük. Hemen gidip konuştum ve BİNGO! Onlar tamam dediler. Nasıl mutluyum anlatamam.

Kreş 1 hafta sonra açılacak ve Derin kreşli olacak.

Kreşte ilk gün…
Derin bugün kreşe başladı. Sosyalleşmesi ve yaşıtlarının neler yaptığını görmesi açısından çok önemliydi bu. Fakat sınıfta daha önce bana söylenenden daha az çocuk vardı. Öğretmene sordum sınıfta neden az çocuk var diye. Kem küm etti söylemek istemedi. Benim soran gözlerle baktığımı görünce anlattı durumu:
“Daha öncede özel durumlu çocukları kabul ettim kreşe. Bunu gören ailelerden bazıları kayıtlarını iptal ettirince artık baştan söylüyorum. Kabul ediyorsanız gelin diye. Çok aile tam gelişim döneminde çocuklarının olumsuz yönde(!) etkileneceğini düşündüklerinden engelli/sendromlu çocuk sınıfta istemiyor. Ben tercihimi yaptım. Anlayanlar buyursun gelsin anlamayana yapacak bir şey yok” dedi.

Ne demem gerektiğini bilemedim o an. O da konunun biran önce kapanmasını ister bir ifade ile yüzüme baktı. Yine de bir kaç cümle söyledim ve konuyu kapattık; “hassasiyetiniz için çok teşekkür ederim. Ama burası ticari bir kurum ve Derin’i biliyorsunuz ki sürekli getirmeyeceğim. Sıkıntı olduğu an söyleyin, sizi zor durumda bırakmak istemiyorum.”

Bu tür olaylarla karşılaşacağımı biliyordum hatta kreşe başlarken konuştuğum öğretmenin bunu konu bile etmeden kabul etmesine şaşırmıştım. Çünkü biliyorum velilerden bazıları sorun edeceklerdi, öyle de olmuş.

Geçenlerde bir belgesel izlemiştim. ABD de yaşayan bir çocuğun kemik rahatsızlığı nedeniyle yüzü bizimkilerden  farklı. Ailesi yaşadıkları zorlukları anlatıyor. Okulda, parkta insanların o küçücük çocuğa ne kadar acımasız davrandığını, kaçtıklarını, kardeşi doğum günü partilerine davet edilirken onun hiç bir partiye/organizasyona kabul edilmediğini…vs.Bir anne baba için oldukça zor bir durum düşünsenize sizin meleğinizi sırf dış görünüşü yüzünden dışlıyorlar.

Farklı genetik özellik taşıyan bireylerin bebekliğinde, biraz acımtrak, merhametli gülümsemelerle bakan insanlar (ki bu da tam olarak istenilen şey değil), o bebek büyümeye başladığında dışlıyor. Sorsanız herkes iç güzellik önemli der, olayın iç yüzü hiç de öyle değil. İşin özeti; gözün gördüğü şey önemli oluyor işte…

Bazen etik değerleri sıfırlanmış insanları ayakta alkışlıyoruz. Minik bedenleriyle onca zorluklara göğüs germiş bu çocuklar acınası, kaçılası varlıklar öyle mi?  Empati kurma yeteneğini kaybetmişse insanlar, ne denir ki…

Sorsam “kim çirkin?” diye kendi samimiyetinizden şüphe edersiniz.

Her neyse! Derin kreşe tahmin ettiğimden de erken alışacak gibi. Duvarlardaki resimler, her köşe başında oyuncaklar her şeyden önemlisi onu sevgiyle kucaklayan bir öğretmeni var artık. sınıfta 4 kişiler şimdiden oyuncak kavgası başladı bile:) hepsi birbirinin elindeki oyuncağa saldırıyor, çok komikler! Şimdilik anneleri de onlara eşlik ediyor ama kısa süre sonra biz sınıfın dışına alınacağız biliyorum. “Derin kreşte” serüveni ne kadar sürecek merakla izliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir