32. Bu da mı gol değil?

Yok olmadı! Kreş maceramız, bırakın ileri götürmeyi, geriye götürdü bizi.

1 ay boyunca Derin’le kreşte takıldım. Hatta kendimi orada da çocukları oynatırken falan buldum. O zaman her şey iyiydi de ben artık aradan çıkmaya başlayınca işler değişti. Derin’i kreşe bırakıp eve dönüyorum 1 saat sonra telefon çalıyor. “Derin ağlıyor, susturamıyoruz”  tabi ben koşarak evden çıkıyorum gidiyorum kreşe, biraz oyalanıyoruz eve geri geliyoruz. 2. ay böyle geçti. 3. ayda da Derin’i kreşe bırakıp, kreşin etrafında dolanmaya başladım. Evden stresle çıkacağıma oturur bir yerlerde bir kahve falan içerim. çağırdıklarında da hemen giderim.

Ama nereye kadar. Benim amacım bu değil ki. İnatçı mı inatçı Derin. Ağladığında nasılsa hemen anne geliyor ya! e kreşte de öğretmen sıkıntısı var, belli ki ilgilenemiyorlar, yetişemiyorlar çocuklara. kreşe  ne zaman gitsem ya ağlıyor ya bebek arabasında oturuyor Derin. (Aslında Derin’in ağlaması pek haksız da değil galiba. Ben olsam bende sıkılırdım). Üstelik akşamları eğlence ile yaptığımız spor faaliyetleri (fizik tedavi) kabusa dönmeye başladı. Resmen beni kreşe gönderirseniz bende sizin istediklerinizi yapmam ifadesi var ve çok kararlı.  Zaten kaslarını kasmış, hareket etmek istemeyen bir çocuğa yeni hareketler öğretmek neredeyse imkansız ve sakıncalı. Yani bize düşen kreş maceramızı sonlandırmak…

Ama artık bu konuyu çözebilmek gerekiyor. Zira iş çığrından çıkıyor. Soluğu pedagoğumuzda alıyoruz.

Anlatıyorum durumu nefes almadan. Yapılabilecek basit yöntemleri sıralıyor bize Pınar hanım;

– Sizden başka bir uyku arkadaşı edinin: Uyku sırasında Derin’e zararı olmayacak yumuşak bir bebek, peluş bir oyuncak ya da size ait, kokunuzun olduğu (parfümden bahsetmiyor tabi ki:) ) bir kıyafet, yastık olabilir. Basit, taşıması ve temizliği kolay sevebileceği ve zarar vermeyecek her şey olabilir. Önce bunu gününüzün her anında yanınızda taşıyın. Yemek yerken, oyun oynarken, dışarıda gezerken hep yanınızda olsun. mümkünse Derin taşısın. Uyku sırasında da başlarda -sizinle birlikte- yanınızda olsun. Sonra yavaş yavaş siz aradan çıkın. Görevi bu seçtiğiniz yeni uyku arkadaşına bırakın.

 

 

Öneri; çok masum ve uygulaması kolaydı. Hemen işe koyulduk. Annemin tam da bunun için aldığı Derin’inde sevdiği bebeği kurban olarak seçtik 🙂 Gün içinde sorun yok. Hatta bebeği benim kokum sinsin diye bluzumun içine koyup 1 saat bekletmişliğim var :/ 🙂 Gece olunca bebeğimizi de alıp yatıyoruz ama gece ne yaparsam yapayım o bebeği aramıza, hatta yatağa almaya izin vermiyor. Zaten olayı fark edince gündüzleri de o bebek dışlanmaya, fırlatılmaya mahkum oldu.

Sonuç; işlem başarısız!

-Gün içerisinde kendi başına oynamasını sağlamak; Önce birlikte oyuna başlayın. Bu aylardaki çocuklar oyun kurucuya ihtiyaç duyarlar. O yüzden yaşıtları ile değil, yetişkinlerle oynamaktan zevk alırlar. Siz oyunu kurun bir süre oynadıktan sonra ufak ufak kenara çekilin. Bir süre sonra odadan çıkın. Zamanla size bağımlı olmadığını anlayacaktır. Ama 10 dakikadan fazla oynamak istemeyebilir, bu normaldir. Dikkatlerini çok uzun süre bir şeye veremez bu aylarda çocuklar.

 

Tabi ki denedik bunu da ve bu konuda  başarı sağladık. Hatta oyuncaklarına daha alıcı gözle bakmaya başladı. keşfetmek için, ne işe yaradığını anlamak için… Bu beyin gelişimi için önemli bir gelişme. Çünkü bebek ya da yetişkin bir şeye, anlamak için baktığında, milyonlarca beyin hücresini harekete geçiriyor ve çok farklı konularda da beynin aktif hale gelmesini sağlıyor. Mesela çocuğunuza farklı şekillerde (aşağıdan yuvarlamak, başının üstünden fırlatmak.. gibi) top  attırmayı öğretirseniz, bu ileride kendi başına giyinmeyi ve dahası matematik problemlerini daha kolay çözmesini sağlayacaktır. Bu bilgi “Sınırları Aşan Çocuklar, Anat Baniel “. kitabından. Bu kitap aslında özel çocuklar için yazılmış olsa da günlük hayatta işimize yarayacak, beynimizi daha aktif kullanmayı sağlayacak bilgiler içeriyor. kesinlikle tavsiye ederim.

Sosyalleşme hayalleri bahara kaldı. Umudumuz, Derin’in kuzenleri Yağmur ve Ege. Ayrıca havalar biraz ısınsın park ve parktaki çocuklar…

Umut edecek şey bitmez bizde. Araya araya, deneye deneye bulacağız yolumuzu, Elbet atacağız golümüzü:)

Hatta bir dörtlük bile yazarım ben şimdi.

Deneye deneye bulur yolu insan
Kayıp değildir bu uğurda harcanan zaman
Her saniyesi tecrübe, ders inan
Sen iste yeter ki, bir gün bulur arayan

YÜRÜ BE! KİM TUTAR SENİ…
🙂
(Şairlerden özür dilerim bu dörtlük için. bi an aşka geldim 🙂 )

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir