36. Gözlükgiller

Oldum olası, gözlük takan çocuklar gözüme ayrı bir sevimli gelmiştir. Bunda Hüdaverdi’nin payı şüphesiz çok büyük. İzlemeyeniniz yoktur herhalde o filmi. Benim en çok sevdiğim ve defalarca izlediğim filmlerden biridir. Hatta o kadar etkilenmişliğim var ki (tabi ki samimi olduğum kişilerin) kapıları onun gibi çalmak en büyük keyfimdir. (bir eliyle zile basar, diğer eliyle kapıya vurur ve bir ayağı ile de kapıyı tekmeler) Esprileri ve o “Ali bey amceaa, Ali bey amcea” deyişi de ayrı bir tebessüm sebebidir. İzlemediyseniz şiddetle tavsiye ederim.

Orta okul dönemlerinde gözlük özenip, annemlere “gözlerim çok ağrıyor, tahtayı iyi göremiyorum. Gözlük lazım galiba hemen doktora gidelim” deyip, kendimi doktora götürtmüştüm. Külliyen yalan! Görüyorum, ağrım da yok ama gözlük istemenin başka yolu mu var?  Doktor ” gözlerin çok çok iyi durumda, çok şanslısın” demesiyle dünyam başıma yıkılmış, bana gözlük vermedi diye doktora küsmüştüm.  Çocukluk işte! 🙂

Orta okul dönemlerinde gözlük özenip, annemlere “gözlerim çok ağrıyor, tahtayı iyi göremiyorum. Gözlük lazım galiba hemen doktora gidelim” deyip, kendimi doktora götürtmüştüm. Külliyen yalan! Görüyorum, ağrım da yok ama gözlük istemenin başka yolu mu var?  Doktor ” gözlerin çok çok iyi durumda, çok şanslısın” demesiyle dünyam başıma yıkılmış, bana gözlük vermedi diye doktora küsmüştüm.  Çocukluk işte! 🙂

Derin’in göz muayene zamanı geldi. Gözlerinde gözle görülür sıkıntılar var elbet ve gözlük takma olasılığa da %1000.000. Ama küçük olduğu için gözlük takmaz diye doktorumuz ertelemişti. Bakalım şimdi ne diyecek?

Gözünde kayma olduğu için ileri ve basit teknolojiler ile gözündeki bozukluğun ne derece olduğu anlaşılamıyor. O yüzden biraz daha detaylı muayene gerekiyor. “Net sonuç almak için 5 yaşına gelmesi gerekebilir diyor” doktor devam ediyor.  “Ama yine yaklaşık sonucu artık öğrenebiliriz.” Tabi Derin’i sabit tutmak ne kadar zor tahmin edersiniz. Yine de doktorumuzun sabırlı tutumu ile sonuca gitmeyi başarıyoruz.

Artık pişkin bir anne olarak doktorların teşhislerine karşı duygusal değil, çok daha saçma sapan tepkiler verebiliyorum. Burada da böyle oldu. Doktorun, Derin’in gözlerinin miyop olduğunu ve 5 numara gözlük kullanması gerektiğini söylediğinde verdiğim tepkiye ben bile şaşırdım; “hay maşallah”

“Başlangıçta 2 numara ile başlayalım, sonra 3 numaraya geçeriz 5 yaşına kadar kullansın sonra net sonuca uygun numara ile değiştiririz zaten miyop olması bir avantaj bizim için, bu yaşlardaki çocuklar, uzaktaki şeylerle pek ilgilenmezler” dedi doktor. Ne diyeceğim; “Tamam” dedim 🙂

Ayrıca şu bilgiyi de vermek isterim. Özellikle gözünde kayma olan çocuklarda 3 yaşından önce düzeltme operasyonu önermiyor doktorumuz. Çünkü göz kasları 3 yaşına kadar gelişmeye devam ediyor. Bu sırada yapılan operasyon sonrası gözde kaymanın (şaşılık) artarak devam etme ihtimali var. Bu yüzden beklemek daha doğru olabilir.

 

Reçetemizi alıp, doğru gözlükçüye gittik. Orada dünya tatlısı bir satış danışmanı bize yardımcı oldu. Zöhre Hanım. O Derin ile o kadar iyi iletişim kurmuştu ki, gözlüklerin birini takıyor diğerini çıkarıyor, Derin’e en uygun olanını bulmaya çalışıyor ve Derin hiç itiraz etmiyor. Ben de fırsattan istifade Derin’i Hüdaverdi’ye benzetme ümidiyle, siyah çerçeveli gözlük arıyorum. Ben arayadurayım Zöhre hanım Derin’e, iki gözlük arasından seçim yapması için son sorusunu soruyor; “hangisini istersin Derin?” Hiç düşünmeden kırmızıyı seçiyor, elimde siyah çerçeveli gözlükle kalakalıyorum. Madem kırmızıyı beğendin onu alalım” demek düşüyor bana da. Bu arada Derin gözlüğe alışır mı takar mı acaba diye korkularımız da yersiz çıktı; gözlüğe alışması sadece bir kaç saatini aldı. İnsan, ihtiyaç duyduğu şeylere çabuk alışıyor. Gözlüklü ve de mutluyuz artık 🙂
Geçenlerde güneş gözlüğü almaya gittik onu da Zöhre ablası ile seçti ben yine etkisiz eleman! Zaten benim siyah çerçeveli süs gözlüğüm var sen takma ne yapayım?  Hüdaverdi benim içimde yaşasın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir