37. Arga adda

Derin 2 yaşında ama henüz konuşma konusunda çok gerideyiz. İfade güçlüğümüz olacaktı, biliyoruz. 5-6 yaşına kadar hiç konuşamama olasılığına bizi hazırladı doktorlar, belki sonrasına bile… Şimdilik bize söylenenden daha fazla kelime telaffuz edebiliyoruz o yüzden bunu başarı olarak algılıyoruz. Mesela başlıkta yazılan o iki kelimeyi de TDK’na ait sözlükte bulamazsınız ama bizim için var kabul edilen 2 kelimedir. “Adda” yı çoğunuz anladınız biliyorum “arga” kelimesi de park  demek. Arga adda demek; parka gidelim demek. Bir de meşhur “galagalagala” kelimemiz var ki çok amaçlıdır, istediğiniz her kelimenin yerine koyabiliyorsunuz. Hele ki Derin ses tonunu değiştirip “galagalagala” deyip gülüyorsa; Cem Yılmaz’ın en hit esprisini yanınızda patlatmış gibi gülmeniz farz olur. Alınıyor çocuk sonra, alındı mı dudağını büker, gözlüğünü kafanıza fırlatırıverir. (gözlüğünü de sesler gibi çok amaçlı kullanıyor)

İşin şakası bir yana konuşma ile ilgili yazımı sonra yazacağım. Uyguladığımız yöntemler iyi kötü fayda ediyor çok şükür.

Derin çok asosyal bir çocuk daha doğrusu onu bu hale biz getirdik. Gurbette olmanın dezavantajları bunlar. Hadi çocukları bir araya getirelim diye karar verip, akşama buluşamıyorsun eş dost akraba ile. Her şeyi ayarlayıp yola koyulmak en az 2 haftayı buluyor. Kalabildiğin süre de  sınırlı. Herkesin evi, barkı bir hayatı var işte. Mağlum, kreşi de denedik o da fiyasko oldu. İşin özeti Sitede oturmanın nimetlerinden yararlanmak üzere havaların ısınmasını bekliyorduk nihayet o günler geldi.

Sitemizde bol yürüyüş alanı, bir çocuk parkı ve Derin’in yaşıtı pek çok çocuk var. Daha önceleri parktan çok kısa süre de eve dönmek zorunda kalıyorduk çünkü Derin’in bulunduğumuz ortamda bizden başkasının olmasına tahamüllü yoktu. Bu sefer kararlıyım; gerekirse parkta yatıp kalkacağız ama sonunda insan içine karışacağız.

İlk günler Derin Derin’liğini yaptı ve zevk almadı sonra her gün gidip geldik 5 dakika, 10 dakika.. Yaz geldiğinde neredeyse bütün günümüz parkta geçer olmuştu. Ben komşularla konuşabiliyorum, Derin diğer çocuklardan huzursuz olmuyor. ( 2 yaşında bir çocuğun arkadaşlık ilişkisi kurmasını çok beklemiyoruz, amacımız onlardan, kaçmasın, huzursuz olmasın )

Neden bu kadar inatlaştığıma gelince…

Derin insanlara karşı huzursuzluk duyarken, ben kimseyle iletişime geçemiyorum. Bir süre sonra hayattan kopmaya başladım. Komşularım belki bana  destek olabilecek harika insanlar, ama istemeden de olsa kendimizi dışarıda tuttuğumuz için yanımıza yaklaşamıyorlar.

 

 

Parka gelen tüm komşularımızla konuşuyorum. Merak ediyorlar ama yanlış anlarım diye soramıyorlar ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmiyorlar. Bizim parkta olduğumuz zamanlarda kim parktaysa adım gibi eminim çok geriliyordur. Anlattım onlara, zor günler yaşadığımızı ama artık tek amacımızın hayatın içine karışmak olduğunu. Hepsi dinledi ve bir sürü soru sordular cevapladım tek tek.  Sormaya çekinmişler, yanlış anlarım sanmışlar, nasıl davranmaları gerektiğini bilememişler. Ben anlatınca hemen hemen hepsi birbirinden habersiz bu cümleleri kullandı.

Şimdi mi?

Benim de Derin’inde bir sürü arkadaşımız var. Bazen Derin merdivenden çıkan çocuklara bakıyor diye, çocuklarını ip gibi kaydırağın merdivenine dizen anneler var etrafımda. “hadi çocuklar şimdi Derin’e gösteriyoruz merdivenden nasıl çıkılır.” Çocuklarına getirdikleri hurmaları, yere atacağını bilmesine rağmen “belki yer” diye Derine veren ablaları, çok ilgili teyzeleri, kimse ile paylaşmadığı akülü arabasına, Derin’in binmesine izin veren(kabul ediyorum pozitif ayrımcılık var burada) ve elinden tutup  “yüyücez Deyinle”  deyip Derin’i yürütmeye çalışan arkadaşları var. Onlar sayesinde Derin’in farkındalığı çok arttı. Daha bir sürü güzel şey kattılar hayatımıza.

Siz “bende varım” derseniz hayata, “bizde seni bekliyorduk” cevabı alırsınız.  Bu kadar basit aslında

Son olarak bloğumu takip eden Derin gibi özel çocukları olan anne ve babalara bir şeyler söylemek istiyorum;

Ben böyle basit gibi anlatıyorum ama elbette bu aşamalar çok zor. Çoğu zaman yorucu, kırıcı bazen de yıkıcı ama geri de durup, kendinize de çocuğunuza da haksızlık etmeyin.
Çocuğunuzu hayata katın. Evet canınızın çok yandığı günler olacak. Basit bir park gezmesi sonrası eve döndüğünüzde ağladığınız zamanlarınız da olacak. çocuğunuz masum masum izlerken koşan yaşıtlarını içiniz burkulacak ya da “anne çişim geldi” diyen çocuğa derdini anlatabildiği için imrendiğiniz bile olacak. Üstüne gidin! inanın başta çocuğunuzun gelişimindeki farklılıklar için değer bu çaba. Sizin normalleşmeniz için de şart bu adımlar. Kapanmayın eve çıkın dışarı. Genel bir dışlanma var toplumda doğrudur ama en azından etrafımızdaki insanları kendimize katmak bizim elimizde.

Hadi! Bütün  çocuklar arga adda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir