38. Bazen Sabretmek Zorlar İnsanı

 

Ayağa kalkmaya çalışıyor. O kadar istiyor ki ama bir o kadar da zor onun için. Yardım etmek istiyorum, elinden tutup kaldırmak.. Yapmıyorum; bunun ona faydasından çok zararı olur biliyorum. Sonuçta kendisi yapabilmeli. Öylece oturup izliyorum. Nefesimi tutuyorum. Başaramadığında suratındaki yenilgi ifadesi yaralıyor beni. “Başaracaksın kızım bazı şeyler hemen olmuyor” deyip ona en sevdiği oyuncağını uzatıyorum, bir sonraki denemeye güç toplasın diye.
Bir daha deniyor sonra, bende alkışlarla tempo tutuyorum. Yine olmuyor dudağı bükülüyor ya işte o an boğazıma bir yumruk oturuyor. Hemen yere yatırıyorum “hadi şimdi otur bakalım” diyorum heyecanla oturuyor ve bağıra bağıra alkışlıyorum; “aferin çok güzel” yüzünde eşsiz bir zafer sevinci. Bak bunu başardın. Sen istediğin zaman ayağa kalkıp yürüyebileceksin. Pes etmek yok” deyip kocaman bir öpücükle sarılıyorum. Biliyorum o zaman rahatlıyor.

Parka gidiyoruz yaşıtlarını izliyor. Özellikle koşarlarken ayaklarına bakıp bana gösteriyor “ayak” diyor. Tam olarak ifade edemese de  yürümeyi çok istiyor. Bazen elimi bırakmaya yelteniyor acaba kendim ayakta durabilir miyim diye dengesi kaybolduğu an tekrar tutuyor elimi bu sefer daha da sıkı…

Her günün sonunda yürümesini biraz daha çok istiyorum. Bu sabır ve emek işi bunu da biliyorum.
Ben onu ölene dek sırtımda taşırım o ayrı da onun dudağı bükülüyor ya o belimi büküyor işte!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir