39.Fenalardayım, (Huniye beş kala…)

 

Bugüne kadar yazdığım yazılarda  “sevgi içimizde, huzur içimizde” diyen bir kadın imajı verdiysem eğer az sonra onu, al aşağı edeceğim.

Derin doğduğundan beri  “oh şükür bu gece de uyuduk” diyemedik. Başlarda kucak istedi “çok çekti yavrucak koklayarak uyusun” dedim. Ben uykusuzluktan sağa sola çarpmaya başlayınca “aman o güvenli bir şekilde uyusun da ayakta da sallarız” dedim. Çocuğun beyninin, kafatasına her gece defalarca çarpmasına gönlümüz razı olmadı “yanına yatarım napıyım” deyip hatta yanağımı emerek uyumasına izin verdim. Yapılabilecek türlü türlü yanlış uygulamalar hepsi biliyorum ama insan uykusuz kalınca doğru-yanlış ayırt edemiyor.
Derin, bir şekilde uykuya dalmayı hep başardı ama uykunun hiç bir zaman sürekliliği olmadı. Kalp ameliyatı olduktan sonra yan yana yatmaya bir başladık ayrılamıyoruz hala. Hayır uyusa ona da razıyız ama bir gece de kaç kere uyandığımızı saymaktansa kesik kesik de olsa kaç saat uyuduğumu söyleyeyim; en iyi 3 saat en kötü yarım saat. Gündüz ayakta, gece ayakta… Artık bünyem kaldırmıyor. Neler denemedik ki;

1. Masal okuyarak uyutmak: başarısız
2.Müzikli Dönence, projektör: başarısız
3.Uyku oyuncağı: Başarısız
4.Kendi haline bırakma: Çok başarısız
5.Her türlü uyku duası: Dualara başarısız demek istemem. okumaya hep devam
6.Nörolog muayenesi : Başarısız
7.KBB muayenesi: Başarısız
8.Sindirim sistemi ile ilgili muayene: Başarısız
9.Kardiyalog Muayene: Başarısız (ki doktorumuz benim her şeyi bir yerden kalbe bağlamama kızmaya başladı)
10.Alerjik İlaçlar: Başarısız (Bu denemelerimiz sonucunda Derin’e alerji ilaçlarının dokunduğunu da kabus dolu gecelerde öğrenmiş olduk)
11. Anason, rezene, melisa benzeri bitkiler: Başarısız
12. Değişik oda, yatak, yastık..vb. : Başarısız

Daha  onlarca şey sayabilirim. En sonunda uyku hormonu vermeye karar verdik. Melatonin hormonu pek çok ülkede her ne kadar bitkisel takviye olarak geçse de hormon olduğundan Türkiye’de eczane dışında satışı yasak. Eczanelerde bulmak da kolay olmuyor. Neyse ki neredeyse her gün ziyaret ettiğimiz için artık ahbap olduğumuz eczacımız” o iş bende” dedi buldu sağolsun. Artık komşular, mahalle esnafı, tüm akraba eş ve dost bu ilaçtan medet umarak bizden haber bekliyor. İlacı verdiğim anı hatırlıyorum nasıl bir mutluluk bende; bu gece uyuyacağız yaşasın! Hatta heyecandan uykum kaçarsa şaşırmam.

O derece çaresiziz.

Lafı hiiiç dolandırmayacağım, hiç bir işe yaramadı. Hayallerim yıkıldı, umutlar tükendi…

Her gece defalarca uyanıyoruz mama, su, gaz sıkışması rutinlerimiz. Onun dışında hala anlayamadığımız pek çok sebepten uyanıyoruz.

İnsanlar gece, ortalama her 45 dakikada bir uyanır tekrar uykuya geçerler bunu yaptıklarını genelde farketmezler bile. Bazı bebekler kendi başına uykuya geçmeyi öğrenemediğinden bu aralarda ağlar ve yeniden uyutulmayı beklerler. (Her hangi bir uykuya dalma alışkanlığı olan bebeklerde olur. Mesela ayakta sallanarak, kucakta ya da annesine sarılarak uyuma alışkanlığı gibi…)   Bunun incelemesini de derinlemesine yaptım. Derin’in uyku geçişlerinde pek sorun yok,  kendi başına da uykuya dalabiliyor. yaklaşık 2 saat uyuyor. tam olarak sorunumuz bu da değil.

Ben artık araştırmaktan yoruldum. Her gece “acaba neden neden neden” demekten sağdan soldan üzerime gelmeye başladılar. İnanılmaz sinir bozucu bir şey. Tam uykuya dalacaksınız Derin uyanıyor. Neden? Sebep bulunamadı. Bazen sinirlerim o kadar bozuluyor ki gelsin hard rock sevenler brutal vokal (bir nevi böğürmek, gırtlaktan bağırmak) nasıl yapılır benden öğrensinler. Repliğim genelde aynı oluyor; “yeteer! uyu artık, ölüyorum uykusuzluktan hıııaaaıırrrr, imdaaaat”
Gündüzleri sevgiyle baktığım çocuğa, geceleri “gıcık Derin, içine geceleri ne kaçıyor ki senin…” falan demeye başladım.

Geçenlerde sabaha karşı nasıl bunaldım, Derin’i babasının kucağına bırakıp koşar adım balkona kaçtım.  Havayı içime çekip, diyafram nefesiyle rahatlamaya çalışıyorken bir çığlık duydum, nefesim içimde kaldı. bir kaç apartman öteden camı açık bir evden geliyor ses ve gecenin sessizliğinde tüm sokak çınlıyor; “YETER ARTIK UYUUUU!

Sinirlerim de bozuk ya, beni bir gülme tuttu susamıyorum. Hani uyuyanlara saygım olmasa  “YALNIZ DEĞİLSİİİİN”  diye bağıracağım. Huni takmama az kaldı her halde saatlerce güldüm ben buna.

Bir kaç ay önce Derin fena halde grip oldu normalde uyumayan çocuk, burnu tıkalıyken uyuyabilir mi? Tabi ki uyumadı hemde 3 gün. En sonunda mama sandalyesinde pes etti. Bir şey yaparken uyuyakalan çocukları hep özenmişimdir, Hasta olmasa iyiydi de öyle uyukladı ya yatağa götürmek yerine (biliyoruz götürsek uyanacak) oturduk izledik babasıyla. Kısa ve keyifli bir film gibiydi. Tek çekim yetmezmiş gibi ikimizde ayrı ayrı kameraya kaydettik. O kadar büyük bir an bizim için!

Ben uykusuzluktan ölmeden önce bu sorun çözülse bari. Salon kadını kimliğimi kaybettim zaten, hunimi getirin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir