51. İleri Marş! (Kaba Motor)

Derin yoğun bakımdan çıkınca çok korkmuş, ona dokunanın canını acıtacağına dair önyargıları oluşmuştu. Haklıydı da! İlk 3 ay zorlu tedavilerle boğuşmuş, galip gelmeyi başarmıştı ama yorgundu ve korku doluydu! Hayat böyle bir şey miydi?
Ona zarar vermeyeceğimize ikna etmek, korkularından arındırmak çok zamanımızı aldı. Çok nazik dokunuyorduk hep ve sonrası için “alışkanlık haline getirme” deseler de kucağımda huzur bulmasına hiç bir zaman engel koymadım. Bir çocuğun ki doğar doğmaz acılar çeken bir çocuğun güven duyacağı tek yerdi; anne kucağı! Bunu ondan nasıl esirgeyebilirdim ki…

Derin’in kasları o kadar kasılmıştı ki bacakları ve kolları genelde kıvrılmış bir halde duruyordu. Hatta bu yüzden epilepsi teşhisi konmuş, yürümesine de pek ihtimal verilmiyordu. Çekilen EEG’ler sonucu epilepsi olmadığını öğrendik bu bizim için ciddi bir rahatlama oldu. (Epilepsi, tekrarlayan nedensiz nöbetlerle tanımlanan kronik nörolojik bir bozukluktur. EEG, beyindeki sinir hücreleri tarafından hem uyanıklık, hem de uyku halindeyken üretilen elektriksel faaliyetin kağıt üzerine beyin dalgaları halinde yazdırılmasıdır.)

Şimdi iş kaslarını onu üzmeden açmaya gelmişti. Daha önce de belirttiğim gibi masaj bu konuda yapılabilecek en güzel tedavi. Efloraj dokunuşları ile ön yargılarını yıkmayı, onu rahatlatıp bu sayede kaslarını yavaş yavaş açmayı başardık. Farklı, özellikle yumuşak kumaşlarla ya da canını acıtmayacak pek çok farklı nesnelerle, cildine dokunmak, nazikçe ovalamak da bir diğer yaptığımız şeydi. Altını alırken, banyo yaptırırken, giydirirken hızlı ama sakin bir şekilde davrandık. Şarkılar, ninniler de kısmen rahatlamasına yardımcı oldu.

Sonrası daha zorlu fizik tedavi hareketlerini kapsıyordu ve Derin kalp ameliyatı olana kadar onlar bize yasaktı. 1 yaşını geçince ameliyat oldu, kendini toparlaması, doktorun onay vermesi derken 18 ayı geçtiğinde artık kaba motor çalışmalarına hazırdı Derin. Kaba motor; geniş kasların kullanımı daha çok yürüme, denge konularını kapsayan bir terim. Burada her çocuğun ihtiyaç duyduğu egzersizler farklılık gösterebilir. Mesela bazı çocuklar için zıplama egzersizi önerilirken bazılarına kesinlikle yasaktır. Bu nedenle bu çalışmalar illa ki doktor ve fizyoterapist kontrolünde yapılmalıdır.

Fizik tedavi ücreti dahilinde özel olarak kendi seçtiğiniz fizyoterapist ile de yapılabilir ya da devletten aldığınız rapor ile rehabilitasyon merkezlerinde de yapılabilir. Raporunuz olduğu zaman aldığınız tedavinin belirli miktar ücreti devlet tarafından karşılanıyor. Bu sistem ile ilgili de ciddi zorluklarla karşılaşabiliyorsunuz maalesef bunu ayrı bir yazı da mutlaka yazacağım. Neyse sonuçta biz ikisini de denedik. Derin resmen bu süreçte başa döndü. kasları kasılmış, mutsuz, evden dışarı çıkmaya bile korkan bir çocuk olmuştu…

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Gazi Zorer ile tanışmamız da bu çaresiz zamanımızda oldu. Durumu anlattık ve artık fizik tedavi uygulamak istemediğimizi söyledik kendisine çünkü hem psikolojisine hem de kaslarına fayda değil, zarar veriyordu. Kendisi bizi anlayışla karşıladı ve bu konuda yalnız olmadığımızı söyledi. Fizik tedavi sürecinde kendisini kasan çocuklara zorla bu hareketleri yaptırmaya çalışırken,  ciddi zararlar veren aile ve fizyoterapistlerin olduğunu söyledi. Derin’i inceledi röntgen ve muayene sonucunda; “ayak bileği ve bacak kasları kısa kaldığı için dikilemiyor. Size şimdi 2 hareket göstereceğim onları düzenli yapın ve asla zorlamayın” dedi. Hareketleri gösterdi. 3 ay sonra gelin dedi. “Tamam” dedik. Tabi Derin’ e bu hareketleri doktorun söylediği gibi her gün yarım saat yaptırmak mümkün olmadı. Süreç uzadı. 5 dakika ile başladık, 2 ay sonunda 20 dakikaya anca çıkabildik. Yine de Derin’i ayakları üzerinde durdurmaya çalıştığımızda kesinlikle duramıyorken, artık durabilir hale gelmişti. İşe yarıyordu. Sadece bu iki hareket sayesinde Derin’le kaba motor çalışmalarımız hızlandı ve Derin artık yaptırmaya çalıştığımız egzersizlerden zevk almaya başladı. Çocuk taburesine oturtup önündeki sehpaya tutunarak oturup kalkmasını, koltuk kenarında kendi başına dikilmesi ve ardından yengeç yürüyüşü (bir şeylere tutunarak yana doğru yürüme) geldi .

Tabi ki bu noktaya gelene kadar ciddi zorluklar yaşadık. Mesela desteksiz oturma çalışmalarını yaparken ümitsizliğe kapıldığım zamanlar çok oldu. Kaç kere internette tekerlekli sandalye modellerine bakarken buldum kendimi. “olmayacak galiba” deyip boğazıma oturan yumruklar, sonra “olmazsa olmasın, ne yapalım tekerlekli sandalye ile hayatını pek ala devam ettiren nice insan var Derin’de onlardan biri olacaksa olsun” diye kendimi telkin ettiğim…
Bu süreçler zorludur. Hem kendinle, hem zamanla hem de itiraz eden bir bedenle mücadele edersin. Bilemezsin sonunda ne olacağını. Hayat herkes için sürprizlerle doludur; bazen tepetaklak olursun, bazen de “bitti” dediğin an umudunu yeşerten o ışık gözlerini kamaştırır.

Evet doktorlar yürümesi konusunda bizimle karamsar konuştu hep Ya çok geç ya da hiç dediler. Çünkü beyin bir şeyi yapma yetisini kaybettiyse onu geri döndürmek imkansız! Ama nedense çok söylemedikleri bir gerçek daha var; Beyin öyle karmaşık ve muazzam bir yapı ki yetisini kaybetmiş bölümünün görevlerini başka bölümlerine öğretebiliyorsun. Biz bu gerçeği işledik aklımıza, olumsuz olan gerçeği değil. Bu arada şunu da belirtmeliyim ki yaptığımız çalışmaları detaylandıramadım. Başta da söylediğim gibi Bir çocuk için faydalı bir hareket diğer bir çocuk için çok tehlikeli olabilir. İlla ki konulan teşhise uygun hareketlerle çalışmak lazım bunun için de doktor yönlendirmesi şart! Kaş yaparken, göz çıkarmak istemem.

Ve son olarak; her ne kadar denge sorunumuz tam olarak çözülemese de ve düştüğünde kalkmasını beceremese de Derin artık YÜRÜYOR! İlk bir kaç adımını babasına attı. sonra 1,2,3,4… Her ne kadar biz yürüyeceğine inansak da yürümeme ihmali de vardı, buna da hazırdık. Daha çok yolu var tabi ama başladı, hem de bizim tahmin ettiğimizden de önce yaptı bunu..
O adımlarını babasına doğru atarken “Başardı” dedik.  İkimizin de başka kelimesi kalmadı. Ya da çoktu söylenecek söz de çıkamadı ağzımızdan…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir