Uzun yıllar önce Kütahya’da doğdum.  17 yaşında ekonomi okumak üzere şehirden ayrıldım sonra aile ziyaretleri dışında dönemedim şehre.( İnşallah bir gün faydalı işler yapmak üzere dönerim)  Üniversite sonrasında  hayatı deneyimlemeye , hayallerimin peşinden gitmeye olan merakımdan; İstanbul’da yaşamaya karar verdim.

Daha önce kurumsal birkaç şirkette Reklam- Pazarlama departmanlarında çalıştıktan sonra İletişim Bilimi üzerine aldığım eğitimlerle yapmak istediğim işe yöneldim. 2009 yılında gazetecilik mesleğine adım attım. Haber editörlüğü ve spikerliği yanı sıra;  pek çok siyasi program hazırlayıp, sundum.

 

Mesleğe anne olduktan sonra ara vermem gerekti zira emanetin bizlerden bir farkı vardı. Dünya’da pek rastlanmayan genetik bir mutasyonla dünyaya geldi kızım. O dönem kendi hayallerimi bir kutuya koyup , rafa kaldırdım. Artık tek hayalim O yaşasın , mutlu olsundu. Zor günleri atlattık çok şükür! 8 yıllık yaşamına sığdırdığı tecrübelerinden yola çıkarak söylüyorum,  gördüğüm en inatçı ve mücadeleci çocuğun annesi olmaktan büyük gurur duyuyorum; onu da şuraya not edelim

 

Kızımın bana öğretileri doğrultusunda engelli çocuklarla ilgili projelerde elimden geldiğince yer almaya çalışıyorum fakat sistemdeki aksaklıkların çözümlerine, doğru yerden bakılmadığını düşündüğümden; engelli çocukların eğitimleri hakkında yeni projeler ve eğitimin önemini anlattığım ÖÇEF (Özel Çocukların Eğitiminde Farkındalık) Platformunu kurdum. “ Kamusal Farkındalık” yaratmak amacı ile kurduğum platformun çalışmalarını genelde farklı amaç için kurulmuş derneklerin çatısı altında gerçekleştiriyorum. Bu bilinçli bir tercih çünkü bu derdi sadece engelli bireylerin yöneldiği ya da ilgilendiği mecralarda anlatmak ne yazık ki yeterli olmuyor. Farklı duyarlılıkları olan kişilerin konudan haberdar olması ve durumu anlattığımızda destek olmalarını görmek, farkındalık oluşturmak adına daha faydalı geliyor bana.

 

Ayrıca iş hayatımda aldığım reklamcılık, halkla ilişkiler, ikna teknikleri, proje yönetimi gibi eğitimleri de harmanlayarak; her gün gelişmek adına ucunu açık bıraktığım bir tarz oluşturdum.  Özetle; bilginin doğruluğundan ve objektifliğinden ödün vermeden konsept haberler oluşturuyor, onları uygun mecralarda yayınlıyorum. Aynı zamanda nörobilimden faydalandığım duygu hikayeleri yazıyorum. İlk kitabım Mevzu Derin. Ve tabii ki kitapta kızım Derin’in o hayranlık uyandıran yaşam mücadelesini anlattım. ikincisini yazıyorum. O kitapta siz de olacaksınız.

Yerel gazeteciliğin ne denli önemli olduğunu biliyorum. Bu yüzden farklı şehirlerde, farklı yerel medya kuruluşları ile çalışıyorum.   https://istanbulhakkinda.net/  büyük bir heyecanla üzerinde çalıştığım ve kurucusu olduğum bir dijital mecra. Bütün enerjimi aktarmak istediğim bir alan olarak titizlikle hazırlıyorum onu. Hayranı olduğum kent, bildiğim ve yapmaktan keyif aldığım gazetecilik mesleği. Benim için İkisi de kesinlikle olmalıydı. Birlikte oldular, ne isterim ki daha…

Son olarak ;

Hiçbir konuda uzman olduğum söylenemez

Hayata dair ne varsa; uzman görüşü ile değil, yaşayan gözüyle aktarmayı seviyorum.

“Öyle olması gerekiyor” dendiği için yazılan, yapılan, yaşanan ne varsa  samimiyetsiz geliyor bana.

Yaptığımız her işin, attığımız her adımın bir hikayesi ve kendine ait bir yolu olmalı bence.

 

Yani  kısaca,

Yaşadığımı anlamaya

Anladığım kadarını anlatmaya

Ama en sonunda bildiğimi okumaya

Devam ediyorum

 

Sevgiyle ve takipte kalın …